|
|
Bel Fıtığı Nedir?
Sırtımızda hemen hemen boyun bölgesinden başlayıp kalçamızdan daha aşağıya kadar uzanan ve omurilik kanalını oluşturan 31 adet omur vardır. Bu omurlardan beş tanesi fıtıklaştığı zaman sorunlar yaşanan bel bölgesinde bulunur. Bu omur kemiklerinin arasında hareketi kolaylaştıran, omurganın dayanıklı olmasını sağlayan ve darbelere karşı koruyucu görev yapan disk şeklinde özel bir bağ dokusu bulunur.
Bu disk iç ve dış tabaka olmak üzere iki kısımdan oluşur. Dıştaki tabakanın yapısı bozulunca içte bulunan yumuşak tabaka dışarıya doğru taşar. Bu taşan (fıtıklaşan) kısım omurilik kanalındaki sinirlere baskı yapar ve bu sinirleri sıkıştırır. Bazen de bu fıtıklaşan bölgeden kimyasal maddeler salgılanır ve ağrı hissedilir. Bu şekilde ortaya çıkan hastalığa bel fıtığı denir.
Nedenleri
Bel fıtığının oluşmasında yapılan bilinçsiz ve düzensiz hareketler ile ağır yük kaldırmak önemli rol oynamaktadır. Çok hafif bir yük kaldırıldığında bile bel fıtığı ortaya çıkabilir. Örneğin; eğilerek bir şey kaldırdığımızda bu yük sırtımızın her bölgesine eşit olarak dağılmaz. Düzensiz dağılan yük de bel fıtığı oluşumuna neden olur.
Bir diğer neden ise bu disklerin beslenmesinin bozulmasıdır. Yaşımız ilerledikçe bu diskleri besleyen damarlar ve diskteki su miktarı azalır. İçindeki su miktarı azalan ve yeterince besin alamayan disk küçülür. Bu yüzden iki omur arasındaki mesafede azalmış olur. Bu olumsuzluklarla beraber beslenmesi azalan dolayısıyla da oksijen miktarı azalan diskte bir de fiziksel hareketlerden kaynaklanan bozulma görülür. Diskteki hücre sayısı da azalır.
Bu etkilerden dolayı kişinin yaptığı yanlış bir hareket sonrasında içteki kısım dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur.
Belirtileri
Bel fıtığının en önemli belirtisi bel ve bacak ağrısıdır. Başlangıçta belde yerleşik olan ağrı daha sonra bacağa yayılır. Genellikle tek taraflıdır. Taraf değiştirebilir veya iki taraflı olabilir. Bazen hastalar yalnızca bacak ağrısı ile gelir. Ani bir zorlanma yada ters hareket yoksa ağrı daha önce birkaç defa tekrarlamıştır, tedaviyle yada tedavisiz düzelmiştir. Hastada ayrıca bacakta uyuşma, bel hareketlerinde kısıtlanma görülür. Öksürme, hapşırma, uzun süreli oturma, otomobil kullanma, öne doğru eğilme, ağrıyı arttırır. Skolyoz adı verilen belin bir tarafa doğru eğilmesi sık rastlanan bir bulgudur.
Ağrı hafif, orta veya şiddetli olabilir. İleri vakalarda bacak kaslarında erime, incelme, bacakta üşüme olabilir. Çok nadiren bacaklarda özellikle iç taraflarda (iki taraf) his kusuru ve idrar yapamama veya idrar kaçırma görülür. Bu durumda hasta acilen ameliyata sevk edilmelidir.
|
|
|
|
|
BONERAN - Biyolojik özellikleri
• Tamamı doğal bitkisel bazda 17 farklı bitki türlerinden Fuomlife formülüyle elde edilmiştir.
• Fuomlife doğanın tedavi yasasına göre geliştirilmiş bir etkinliğe sahiptir.
"Hastalığa değil, hastanın bütününe etkilidir."
• Doğal tedavi yöntemleri Amerika ve tüm Avrupa ülkelerinde 200 yılı aşkın süredir kullanılmaktadır.
• Kullanmaya başladıktan sonra 1-3 gün içinde kendinizi biraz daha kötü hissetmenize neden olan hastalık belirtilerinde artış olabilir. Bu durum vücudun kendini yeniden ayarlamasının bir belirtisi olarak kabul edilir. Çünkü hastanın genel sağlık dengesi yerine geldiğinde vücut kendi kendini çok daha rahat tamir ve tedavi edebilir. Bu süreçle karşılaşıldığında ürün kullanımına kesinlikle devam edilmelidir.
• Cerrahi müdahale gerektirmeyen, geriye dönüşümü olan vakalarda ve tıbbın bütün dallarında kullanılır.
• Doğal tedavi yöntemleri Amerika ve tüm Avrupa ülkelerinde 200 yılı aşkın süredir kullanılmaktadır.
BONERAN - Kullanım Alanları
Doktorunuzca teşhisi konulmuş
• Bel ve Boyun fıtıklarında
• Kollojen fibrillerinin bağ dokusunun sağlamlığına ve bütünlüğüne
• Gevşeme sağlamasında
• Ağrıyı azaltma ve spazmı çözmede
• Zayıf kasları güçlendirmede
• Spinal dokularda (belde) mekanik yüklenmeyi azaltmada
• Vücudun genel fiziksel uyumunu arttırarak olası zorlanmaları önlemede
• Postürü düzeltmede
• Omurganın mobilitesini arttırmada ve yeterli mineral kütlesinin korunmasında
• Kemiklerin ve kıkırdakların protein katmanının ve diğer yapı taşlarının kaybının engellenmesinde
• Kemiğin hasarlı bölgeleri için gerekli onarımın sağlanmasında
• Denge ve koordinasyonu arttırmada kullanılan bitkisel gıda takviyesidir, ilaç yerine geçmez, kimyasal bileşimi yoktur.
Kullanım şekli ve dozu:
Erişkinde;
• 16 yaş üstü : günde 3 kez aç karnına 10ml
• 11 - 16 yaş arası : günde 3 kez aç karnına 7.5ml
Çocuklarda;
• 06-11 yaş arası : günde 3 kez aç karnına 5ml
Kullanım Önerileri
• Fuomlife ürünü alınmasından 20 dakika önce ve sonrasında bir şey yiyip içilmemelidir.
• Kullanımdan sonra ağız su ile çalkalanmamalı ve sigara içilmemelidir.
• Fuomlife ürünlerinde etkinlik, hastalığın akut ve kronik olma durumuna göre 2 ile 4 hafta arasıdır.
• Doktorunuzca önerilen kullanmakta olduğunuz ilaçlarla birlikte alınmasında sakınca yoktur. Bildirilmiş ilaç etkileşimine rastlanmamıştır.
Bitkisel destek ürünlerinin en uygun koşullarda üretilmeleri ve gerekli güvenlik koşullarını taşımaları halinde kullanılmaları gerektiği unutulmamalıdır. (Ref: Medicines and HealtCare Products Regulatory Agency UK-http://www.mca.gov.uk)
Ticari takdim şekli ve ambalaj muhtevası:
Fuomlife Boneran 200ml oral süspansiyon olarak PE şişede ve ölçü kabı ile karton kutuda sunulmaktadır.
Doz aşımı:
Bünye ihtiyacı kadarını aldıktan sonra gerisini idrar ve bağırsak yoluyla dışarı attığından vücutta birikimi söz konusu değildir.
Saklama koşulları:
Buzdolabında veya 25° aşmayan sıcaklıkta muhafaza ediniz. Direk güneş ışığından koruyunuz. Kullandıktan sonra şişe kapağını kapatmayı unutmayınız.
|
|
|
|
BONERAN Bitkileri
Ürünümüzde aşağıdaki bitkilerin ürün tedavi alanına özgü molekülleri kullanılmıştır.
|
|
|
KARAÇAM REÇİNESİ - pinus nigra
Özellikleri ve Bileşimi:
Bitkisel yağ asitleri ,Tanen ve Koruyucu madde içermektedir.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Tannik asit (Fransızca:Tanin-sepi maddesi) olarak da bilinir.Tanenler polifenolik bileşiklerdir.Tıpta damarları ve mukozayı büzücü etkilerinden ötürü tercih edilen bitki bileşenidir.Bu nedenle kollajen fibrillerinin bağ dokusunun sağlamlığına ve bütününe etki eder ,vücutta gevşeme sağlar.Aynı zamanda zayıf kasları güçlendirir.Spinal dokularda da etkilidir.Kemiğin ve kıkırdakların hasarlı bölgeleri için gerekli onarımı sağlar.
|
|
|
|
KARAAĞAÇ KABUĞU - ulmus rubra
Özellikleri ve Bileşimi:
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Kaygan karaağaç yumuşatan, yatıştıran (tahrişi yumuşatan), besleyici ve genel olarak mideyi korumak ve gastrit, mide ekşimesi ve ülseri önlemek için kullanılan yapışkan bir bitkidir. Besin değeri yüksek bir madde olarak, iyileşme döneminde lapa olarak yararlanılabilir. Kaygan karaağaç merhemi ayrıca kıymık ve çıbanların çıkarılmasında da kullanılan ve yaraları, yanıkları yumuşatan etkili bir merhemdir.
|
|
|
|
GEYİK OTU - satureja montana
Özellikleri ve Bileşimi:
Baharat ve eterik yağ (yağ, esans) içerir. Çiçekleri iki dudaklı, üst dudak iki loplu migfer gibi, alt dudak üç loplu, geri kısmı çan şeklinde, ortasından 4-6 adet dölenme tozluğu çıkar ve çiçekler yaprakların sap dibinden çıkar.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Sater esansı (eter yağı ) bağırsak enfeksiyonu, bağırsak kurtları ve solucanları, bronşit, astım, kulak çınlaması, halsizlik ve erkeklerdeki ikdidarsızlğa karşı kulanılır.
|
|
|
|
|
NAR - punica granatum
Özellikleri ve Bileşimi:
Nar ağacının kök, gövde ve kabuklan nişasta, mannit, reçine, tanen ve birtakım asitlerle alkaloitler içerir. Narın çiçeğinde ve meyvesinde ise meyve şekeri, potasyum, magnezyum, C vitamini ile eser miktarda diğer mineraller bulunur. Nar, meyve olarak yenildiği gibi sıkılıp suyu çıkarılarak, şerbeti ya da şurubu yapılarak tüketilir.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
• Nar kabuklarının infüzyonu peklik vericidir. Narın çiçek ve tohumlarının sıkılmasıyla elde edilen su da aynı amaçla kullanılır.
• Olgun nar meyvesinin sıkılmış suyunun içilmesi ya da tanelerinin yenilmesi idrar söktürücü, sindirimi kolaylaştırıcı ve güçlendirici (tonik) etkiler sağlar.
• Doku ve damar büzücü etkileri nedeniyle, nar meyvesinin kabuklarının kurutulup toz halinde öğütülmüş hali, yaralarda kanı kesici olarak kullanılır.
• Aynı tıbbi nitelikleri nedeniyle, bu kabuklardan elde edilen dekoksiyon ağır diyare ve hatta dizanteriye karşı kullanılabilir.
• Romatizmal ağrıları hafifletici, terletici.
|
|
|
|
|
GELENEKSEL GİNKO - ginkgo biloba
Özellikleri ve Bileşimi:
Geleneksel Uzakdoğu tıbbının ve kültürünün en önemli bitkilerinden , Ginkgo Biloba bitkisi dünyada 1,500,000 (milyon) yıllık tarihe sahiptir uzmanlar Gingko Biloba bitkisini yaşayan bitki fosili ve çağlar boyunca da kutsal ağaç olarak bakmışlardır. 1945 yılında GUNG DAW da atom bombası patlamasından sonra tek hayatta kalan bitki Ginkgo Biloba bitkisidir.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Beyine giden dolaşımı arttırarak hücre ölümünü engeller.Beyin hücresini yenileyen tek madde olarak da bilinir.Mitokondriye ait solunumu arttırır, ödemleri yok eder.Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur.Zihinsel fonksiyonları arttırır.Alzheimer hastalığını önler.Beyin, kalp ve bütün vücudumuzun daha iyi oksijen almasını sağlar.Kalp kaslarını güçlendirir hastalıklara karşı direncini arttırır.Vücudu kansere karşı korur.Kas ağrılarını azaltır (tansiyon) kanbasıncını dengeler kanın pıhtılaşmasını (kolestrol) engeller.Antioksidon özelliği sayesinde, tüm vücudun korunmasına ve genç kalmaya yardımcı olur.Baş ağrısı ve kulak çınlaması hastalara fayda sağlar.Beyin felci geçirmiş insanlarda beyin aktivitesini arttırır ve beyin basıncını düşürür.Zihin ve bedeni yorgunluğa karşı direnci arttırır.
|
|
|
|
SÖĞÜT - salix Sp.
Özellikleri ve Bileşimi:
Söğüt (Salix), söğütgiller (Salicaceae) familyasından Salix cinsini oluşturan boylu ağaç veya bodur çalı halinde, çoğunluğu kışın yaprak döken, ender olarak da her dem yeşil kalan odunsu bitkiler. Söğüt ağacı kabuğundaki aktif madde Salisin'dir.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Ateşi düşürür. İshali keser. Kanamayı dindirir. Mikropları öldürür. İştah açar. Vücuda kuvvet verir. Romatizma ağrılarını dindirir. Mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Uykusuzluğu giderir. Sinirleri yatıştırır. Aybaşı kanamalarını düzenler.
|
|
|
|
GÜVEY OTU - origanum vulgare
Özellikleri ve Bileşimi:
3.5 metre boyunda, yaprakları limon kokulu, yaz aylarında leylak rengi çiçekleri vardır. Organik asitler, cineol, limonen, terpenler, geraniol ve borneol gibi maddeler vardır.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
iştah açıcı, hazmı kolaylaştırıcı, hafif ateş gidericidir. Şeker hastalarının şekerini düşürmek için kullanılır.
|
|
|
|
|
ISIRGAN OTU - urtica diocia
Özellikleri ve Bileşimi:
Isırgan otu yakıcı özelliği ile tanınmaktadır. Isırganotunun yaprakları; flavon, C vitamini, demir, mineral tuzlar, bitki asitleri, betasitosterin, sterylglucosid, ve lignan içerirler. Tohumlarında; müsilaj, proteinler, sabit yağ, carotinoid ve clorophyll bulunur. Köklerinde ise; tanen, sterolen, sterylglucosid ve lignan vardır.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Yaprakta, Flavon, C vitamini, demir, mineral tuzlar, bitki asitleri, beta sitosterin, amine(histamin). Tohumda, müsilaj, proteinler, sabit yağ, carotinoid, clorophyll.ökte, tanen, sterolen, sterylglucosid, lignan.
çayının başlıca özellikleri olarak, idrar arttırıcı, ödem çözücü, kan temizleyici, kan yaptırıcı, iltihap giderici, demir eksikliğini giderici ve organizmayı uyarıcı nitelikleri sıralanabilir. Bu temel niteliklerden yola çıkılarak, onun şu hastalıklara karşı başarıyla kullanılabileceğini belirtmek gerekir: Romatizma ve gut, romatizmal eklem deformasyonları, böbrek ve idrar yolları iltihabı, teşhis edilemeyen şiddetli baş ağrıları, prostat büyümesi, mide ve bağırsak ülseri, böbrek ve safrakesesi taşı, güçsüzlük ve bitkinlik halleri, kansızlık ve alyuvarlar eksikliği, demir eksikliği, tüm alerjik rahatsızlıklar( bahar nezlesi dahil), egzama, ergenlik sivilceleri, fistüller. Romatizma, gut, eklem deformasyonu, siyatik ve lumbagoya karşı, doğrudan hasta bölgelere sürülerek de kullanılır. Bitkinin yakıcı tüylerinin deriyi tahriş etmesiyle, uzun süreli, rahatlatıcı bir sıcaklık oluşur ve ağrılar diner. Başlangıçta rahatsız edici olan deri yanması bir süre sonra azalır ve daha sonra sona erer.
|
|
|
|
|
SATER - satureja hortensis
Özellikleri ve Bileşimi:
Hoş kokulu, küçük, şeritsi ve sivri uçlu yapraklarının üst yüzeyinde aslında yağ bezleri olan kabarık benekler bulunur, iki türü yaz başından sonbahara kadar açan çift dudaklı görünümdeki çiçekleri beyaz, pembe, mor ya da kırmızı renklerde olur. Çiçekleri olgunlaşınca, ikiye bölünmüş gibi görünen uzamış küre biçimli ve kahverengi parlak tohumlar verir. Bol güneşli yerleri, suyu iyi akıntılı (süzek), alkalik ve kum-kil karışımı gevşek toprakları seven saterler, döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Saterlere hoş kokusunu veren yapraklarında yüksek oranda bulunan karvakrol adlı maddedir.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
• Uyarıcıdır. Bu etkisiyle mideyi çalıştırır, iştahı açar ve sindirim işlemini kolaylaştırır. Hazımsızlığı giderir.
• Mide ve bağırsaklardaki aşırı gazı söktürür.
• İdrar söktürücüdür. Kanı ve idrar yollarını temizler.
• Terleticidir. Soğuk algınlığında iyileştirici etkisi görülür.
• Antiseptik (mikrop kırıcı) etkisi de vardır. Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına iyi gelir.
• Uzun zamanlardan beri afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkileri bulunduğu ileri sürülmektedir.
|
|
|
|
DAMLA SAKIZI - pistacia lentiscus
Özellikleri ve Bileşimi:
Bitkinin dal ve gövdesinden, mastix adı verilen sakız elde edilir. Ağacın gövdelerine yapılan yaralamalardan bir usare akar. Toplanan bu usare 2-4 haftada katılaşır. Soluk sarı renkli, kolaylıkla kırılabilen parça ve damlalar hâlindedir. Özel bir kokusu ve tadı vardır. Eter ve etonolde çözünür. Sakız içinde uçucu yağ, mastisik asit, mastisin ve acı maddeler bulunmaktadır.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
• Kısırlık için etkilidir.
• Bronşları ve nefesi açar, astıma iyi gelir.
• Diş problemlerinin tedavisinde faydalıdır.
• Antiseptik özelliği sayesinde ağız hijyeni sağlar.
• Dişleri korur.
|
|
|
|
SANDALOZ SAKIZI - thuja articulata.
Özellikleri ve Bileşimi:
Reçine, tanen, sabit ve uçucu yağ içerir. Sandaloz sakızı, 5-6 metre boyunda Kuzey Afrika’da yetişen bir ağaçtan elde edilen bir maddedir. Açık sarı veya beyazımtrak renkli, üzeri tozlu bir tabaka ile kaplı, kolaylıkla kırılan ve sıcakta sakız gibi yumuşayan özel ve kokulu taneciklerdir. Sandaloz, limon tuzuna benzeyen şeffaf ve katı bir maddedir.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Haricen yakı şeklinde siyatik, bel, boyun ve romatizmal hastalıklarda (siyatik ağrılarda) kullanılabilmektedir. Sandaloz sakızı düzenli kullanıldığında kilo verdirir.
|
|
|
|
|
PAPATYA - matricaria chamomilla
Özellikleri ve Bileşimi:
Matricaria cinsi papatyalar içinde anayurdu Avrasya olan ve ülkemizde de çok yaygın yetişeni, Adi ya da Tıbbi papatya (M. chamomilla) türüdür. 25-50 cm. kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Sarı renkli tüpsü çiçeklerinden oluşan çiçek başı kubbe gibi çıkıntılı ve içi boştur. Bunların çevresindeki dilsi çiçekleri beyaz renkli olur. Uçucu yağ (% 0.2-1), rezin, acı madde ve fenolik bileşikler (flavonlar, kumarın) taşımaktadır. Uçucu yağ içinde chamazulen, terpenik ve seskiterpenik (bisabolol, bisabololoksit, bisabolo-noksit gibi) bileşikler bulunmaktadır.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
• Yatıştırıcı, tonik ya da boğaz ağrıları antiseptiği olarak, yaş veya kurumuş çiçeklerinden hazırlanan infüzyon, günde birkaç kez içilebilir.
• Uykusuzluğa karşı aynı infüzyondan gece yatmadan önce bir bardak içilir.
• Akne durumunda bu infüzyonla yüz yıkanıp kurulanırsa cildi temizler.
• Romatizma ağrılarına karşı, zeytinyağında 10-15 gün kadar bekletilen çiçekleriyle elde edilen eriyiği (özütü) ağrılı yerlere uygulanır.
• Saçlara çok yararlı olan bir banyo suyu hazırlamak üzere çiçekleri suda kaynatılır.
• İştah artırıcı, yatıştırıcı: mide ve bağırsak gazları ile safrayı söktürücü, idrarı artırıcıdır.
• Boğaz ağrılarına karşı kullanılır.
• Yaraları iyileştirici olarak aynı dekoksiyon yaralara dıştan kompres olarak uygulanır.
• Saç rengini açmak üzere, gene bu dekoksiyon kullanılır.
|
|
|
|
MEYAN KÖKÜ - glycyrrhiza glabra
Özellikleri ve Bileşimi:
Glycyrrhizin (şekerden 50 kere daha tatlı), steroller ve çok sayıda flavon(Liquiritin, liquiritigenin vs) içermektedir. Meyan kökünün içinde tıbbi ilaçlarda kullanılan kumarin izoflavan gibi maddeler bulunmaktadır.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Balgam söktürücü, mukoza koruyucu, antiseptik, böbreküstü bezlerini etkileyici, kramp çözücü, ve müshilde kullanılmaktadır.
Uyarı: Önerilen dozajlara uymak kaydıyla, tedavi kürleri 4-5 haftayı aşmamalıdır. Aksi halde, eklemlerde ve yüzde ödemler oluşabilir; dışkılanan sodyum miktarı azalır ve potasyum miktarı artar. Uygulanan tedavi süresince, örneğin muz ve kuru kayısı gibi potasyum açısından zengin olan besinlerin tüketilmesi doğru olur.
|
|
|
|
SİNİRLİ OT - plantago major, plantago lanceolata
Özellikleri ve Bileşimi:
Yöresel olarak, "sinirli yaprak", "bağa yaprağı" ve "ateş yaprağı" diye de tanınırlar. Müsilaj, acı maddeler, flavonlar, silisik asit ve aucubin glikoziti başlıca etken maddeleridir.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Bitkinin antibiyotik etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Sinirliot genellikle solunum organları hastalıklarında kullanılmaktadır. Özellikle, balgamlanma, öksürük, boğmaca, akciğer astımı ve akciğer tüberkülozunda etkilidir. Kanı, akciğeri ve mideyi temizler. Karaciğer ve mesane rahatsızlıklarında da çok yararlıdır.
|
|
|
|
YAKI OTU - epilobium angustifolum
Özellikleri ve Bileşimi:
Yakıotunun sap, yaprak ve çiçekleri tannidler, Beta-Sitosterin şekerler ve flavonlar içermektedir.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
İdrar kesesi hastalıklarında, Mesane, prostat, döl yatağı kanseri ve böbrek hastalıklarında kullanılmaktadır.
|
|
|
|
FITIK/KOYUNOTU - agrimonia eupatoria
Özellikleri ve Bileşimi:
Acı madde, müsilaj, tanen ve phytosterol içerir.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Bitki, boğaz, ağız boşluğu ve yutak iltihaplarına karşı büyük bir iyileştirme gücüne sahiptir. Onu, anjin ve boğaz hastalıklarında, faranjit, aft ve ağız boşluğu mukoza iltihaplarında da düşünmek gerekir. Bitkinin yaprakları, kansızlıkta ve yaralanmalarda büyük başarı ile kullanılır. Ayrıca, romatizma, lumbago, sindirim zorlukları, karaciğer sertleşmesi (siroz) ve tıkanıklıkları ve dalak hastalıklarında da etkilidir.
|
|
|
|
KATRAN ARDICI MEYVESİ - juniperus oxycedrus
Özellikleri ve Bileşimi:
Son yıllarda hız kazanan araştırmalara göre 101 madde ihtiva eden zeytin yaprağının içindeki en etken madde başlıca ‘polifenolik antioksidan’lardan biri olan Oleuropein'dir. Zeytinde kansere karşı etkili birçok maddenin yanı sıra A, D, E ve K vitaminleri bulunuyor.
Kullanım alanları ve etkileşimleri:
Oleuropein, ağacı dış etkenlere karşı korumakta olup, hücre yenilemesi yapıyor, ortama uyum sağlamasına neden olarak salgılardan koruyor. Zeytin yaprağı ile ilgili çalışmalar hala devam etmekle birlikte Oleuropein maddesi bu özelliği ile insanlar için de oldukça faydalı ve sağlık, kozmetik başta olmak üzere birçok sektörde ara katkı maddesi olarak kullanılıyor. Zeytin, sindirim bozuklukları, safra kesesi hastalıkları ve safra kesesi taşında, özellikle bağırsak kanseri ve kalp rahatsızlıklarında da zeytinin büyük yararları var.
|
|
|